
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi
Can Yücel'in hayatı tersten yaşamak adında bir yazısı vardır bilen bilir. Hayata yaşlı olarak başlayıp bebek olarak sona erdirmenin nasıl olacağını anlatır o yazı. Şimdi Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmine bakınca sanırım filmin senaristi o yazıyı okumuş ve bu sinema filmini yazmış.
Ve o film şuan konusu nedeni ile Oscar'a aday gösteriliyor. Hem de tam 13 dalda. Merak ediyorum o kadar gelişen türk sinemasının yapımcıları nasıl olurda her türlü dram filmi çevirirken böyle muhteşem bir konuyu göremeyip böyle bir film yapmazlar.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmi kör bir saat yapımcısı ile başlıyor. Tren istasyonu için saat yapması gerekir ve saati yaparken oğlunun savaşta öldüğünü öğrenir. Sağ salim gönderdiği tren istasyonunda oğlunun tabutunu bulur karşısında. Hayata küser ama son görevini tamamlar. Yeni saatin açılışında herkes şok olur. Saat ileri gitme yerine geri doğru gider. Herkesin şaşkın bakışları arasında kör saatçi açıklama yapar. Zaman geri giderse belki ölen oğlunu ve diğer ölenler geri gelebilir diye bu saati bu şekilde yaptığını söyler.
Ardından dünyaya bir çocuk gelir. Diğer bebeklerden farkı yaşlı olarak doğmuştur. Herkes ölmesini beklerken o git gide gençleşmeye başlar. Çevresindeki yaşlılar tek tek ölürken Benjamin Button hayata yeni başlıyordur. Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmin sonunu zaten biliyorsunuz eğer Can Yücel'in yazısını okuduysanız ama o sonu özel yapan Benjamin Button'ın gözlerini nasıl kapadığı ve ne zaman kapadığı.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmi yaklaşık iki buçuk saat sürüyor. Aslında öyle çok akıcı da bir hikaye değil ama nedense sıkılmıyorsunuz. Belki de Benjamin Button'ı Brad Pitt'in oynması ve onun yaşlılıktan gençliğe değişimini görmek sıkılmanızı engelliyor. Dahası terse giden bir yaşamın nasıl sona ereceği merakı sizi sinema salonunda tutuyor.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmi tam 13 dalda Oscar'a aday gösterildi. En iyi film dalında favorilerden, En iyi yönetmen ödülünü alması kaçınılmaz gibi. Mükemmel bir görsel çekim ve karakterler mükemmel. Brad Pitt Oscar'lık bir performans sergiliyor ama onun oyunculuğunda yönetmenin katkısı çok fazla ve bu yüzden Oscar'ı alması zor gibi. Cate Blanchett'i söylemeye gerek yok zaten.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filminin tek hoşuma gitmeyen tarafı Titanic tarzı başlaması ve bitmesi. Titanic filmindeki gibi yaşlı bir bayan, fakat hikayeyi o değil de onun kızı Benjamin Button'ın günlüğünden okuyor. Sonu ise izlemeniz gerek. Ama filmin sonuna gittikçe aşk gerçekten daha bir ortaya çıkıyor. Aşka çok farklı bir bakış açısı sunmuş açıkçası.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmi açıkçası sinemaya gidip görülmesi gereken ve klasikler arasına girebilecek mükemmel bir sinema filmi olmuş. Can Yücel'in hayatı tersten yaşamak yazısını sinema filmi olarak görmek istiyorsanız, Brad Pitt'in oyunculukta atladığı basamağa şahit olmak istiyorsanız Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filmini kaçırmasanız iyi olur. İyi Seyirler...