ERKEK ADAM (!) OLMAK.
CerenCnblt. - 14-07-2010

Her yeni başlangıçta, hepsi bambaşka şeyler yaşatıyor. Hayatın çok yüzlü bir yanı olduğu gibi, onların da birden fazla yüzü var. Her gelen farklı bir oyun deniyor. Her aşk başka izler bırakıyor ve her giden bambaşka dünler götürüyor yarınlardan.



Kimi seviliyor, sevildiğinden habersiz. Seviyor bambaşka birisini, yaşıyor aşkı en uç noktalarında uçurum kenarında. Ve yakıyor canını, en çok yarayı ondan alıyorsun...



Kimi zorla sevdirmeye çalışıyor. Sahiplenme, benimseme ile her şeyi elde edebileceğine inanıp sevilmeyi bekliyor. Sıkılıyorsun, korkuyorsun onun yapabileceklerinden…



Birisi, kimi sevdiğini bilmiyor. ‘Aşkım’ demesi o kadar kolay ki dökülüveriyor iki hecede her şey her önüne gelene. Çok farklı oynuyor, kararsız ve dengesiz davranıyor. Yoruyor bedenini…



Diğeri, değer veriyor gerçekten, sevdim diyor. Aşığınım ,sevgilinim diyor . Özel olduğunu?

Evet , çokça hissettiriyor .Ertesi gün bir bakıyorsun ‘sevdim seviyorum ama olmaz , daha fazla yürümez ‘ diyor çekip gidiyor. Çok şey bekliyor senden, köşeye sıkışınca ‘ gitmez ‘ diyip bırakıyor. Yıkıyor düşlerini, karalıyor umutlarını…



Hepsi gelip geçiyor bir bir . Biri giriyor hayatına, tek ve özel oluyor ama veda ederken bencil biri haline dönüşebiliyor. Biri geliyor yaşantına ‘Bir arkadaşa bakmıştım’ der gibi aniden çıkıveriyor.Biri, zorla da olsa girmeye çalışıyor , yıkmaya çalışıyor duvarlarını. Biri hayatına adım atmak ve atmamak arasında. Öteki, vazgeçemedikleriyle birlikte çalıyor kapını. Hepsi geliyor geçiyor. Gelirken her biri özel, giderken her biri herkes gibi…

Yazık. Biz de inanıyoruz şunlara. Her yeni gelen ‘ Aaa bu farklı’ dedirtiyor. Hepsi aynı bunların! Erkekse bir yere kadar. Alacağını alır göreceğini görür çeker gider.

Aşk mı? Sevmek mi? Biz kimden bahsediyoruz? Erkekler mi?



Bir kıza delicesine bağlanmak mı? Bunu hangi erkek göze alır ki!

Bir kıza değil bir kızın verebileceklerine bağlıdır onlar. Kıza âşık olmazlar. Tavırlarına sesine hatta belki saçlarına…

”Harbi sevdim usta” derler , yanlarından bir kız geçse “Hatuna bak” demekten kendilerini alamazlar.

“İçiyorum şerefsiz “diye bağırırlar ellerinde bir kadeh rakı dillerinde sersem bir şarkı…”Ciğerim yanıyor” derler. Vazgeçtim herkesten her şeyden diye kapında ağlarlar.”Bana sen lazımsın” hesabı… Ya eski sevgilileri ya bir açığı bir kaçığı çıkar ortaya. Yalan söylemeye çalışırlar her sözün altında aradıklarımıza takarlar.

“Onunla görüşme bunu giyme” diyip sözde racon kesmeye çalışırlar. Mini etekli bir kız geçse ağızlarından akan suyu silmekle uğraşırlar.





*Sevmedim hiç seni sevdiğim kadar.

*Aşığınım ölesiye.

*Beni sevdiğin kadar aşığım sana

Klasikleşmiş bu sözler!



Ne zaman bir kızdan ayrılsalar

-Ortak senin manitaya n’oldu ?

-Yol verdim aga.

Muhabbetine bayılırlar .



Sahi bu arda yol vermek? Yol veren, geriden gelir. Bunu göz önünde bulundurmazlar.



“O kız benle oynadı”

“Şu kız şerefsiz çıktı”

Peki, şimdi sorarım sizlere yiğit erkekler : Hanginiz günlerce gözyaşı döktü bir kız için?

Hanginiz sıçrayarak uyandı uykularından?

Siz rüyalarınızda hurilerle perilerle boğuşurken kaç kız pencere altında bilmem kaç tane fotoğrafla gözyaşı döktü hiç düşündünüz mü?

Kaç taneniz ölümüne kadar sevebilir ki? Parmaklarımla sayabilir miyim?

Kural bu: Gelirken hoş , giderken boş. Hepiniz Aynı!

güzel yazı