Sevmek Demek Kör Olmak
Her insan gün gelir kör kütük aşık olur. Kelime bulamayız adeta anlatacak... Sevgimizi göstermek için yapmadığımız şey kalmaz. Hep bir ispan çabasındayızdır. Bazen ne kadar çok sevdiğimizi gösterip kalp çalmaya çalışırız, bazen çaldığımız kalbi elimizde tutmaya çalışırız...
Hangisi daha zordur bilinmez belki ama ben asıl kalp kazanmak yada çalmaktan bahsetmek istiyorum. Gerek erkek olsun gerek kız olsun aşık olduğu zaman gözü başka birşey görmez. Bağımlı gibi yaşar ve aşkına karşılık alabilmek için yapmayacağı delilik yoktur. Bazıları sevdiği için gitar çalmayı öğrenir, bazısı işini gücünü bırakır sevdiğinin yanında olmaya çalışır, bazısı lise takımlarına girer kendini göstermek için sabah akşam kendini paralar, bazısı oturur saatlerce bir şiir yada güzel bir yazı kaleme almak için kasar, bazısı içkiyi, sigarayı, serseriliği bırakır, bazısı gösteriş peşinde koşup göz önünde olmaya çalışır.......
Say say bitmiyor değil mi? Başınızdan geçtiyse listeyi uzatmak kolay. Sanırım en iyi yaşayan bilir bir aşk için insanın neler yapabileceğini. Fakat bir de çabalayıpta elde edememek yok mu? İşte en çok o koyar insana bazen ama bir gerçeği de tokat gibi çarpar yüzümüze...
Meğer Körmüşüz bu süre boyunca...
Bilmiyorum hiç başınıza geldi mi çabalayıpta başarılı olamamak? Karşı cinsin kalbini kazanmak için yapmadığınızı bırakmamak ve bu konu da herkesten yardım almak ama başaramamak? Bazen dayanamaz dertleşirsiniz size yardım eden kişi ile. Söylenir durursunuz körmüş meğer diye o kadar çabamı görmedi, böyle delice bir sevdayı nasıl anlayamadı diye. Siz böyle sitem ederken meğer ne kadar doğru bir söz söylemiş olursunuz farkına varmadan. Hakikaten körsünüzdür siz aşkı elde etmeye çalışırken size deli gibi aşık olan ama aşkını kalbine gömüp sizin mutluluğunuz için size destek olanı görmezsiniz. Söylediğiniz sitemleri sizin yaptığınızı bile farkedemezsiniz.
Böyledir işte sevmek ve kör olmak...
Eğer seviyor ve çabalıyorsanız bazen durup bir çevrenize bakın. Emin olun görmeye değer çok şey vardır. Belki de gerçekten aradığınız şeydir O...
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Çok Değil ama Tüm Sahip Olduğum
Sevgililer günü, doğum günleri, evlilik yıldönümü, Evlenme teklif etme yıldönümü, çıkma teklif etme yıldönümü, çıkmaya başlama yıl dönümü, ilk öpüşme yıldönümü, ilk sevdiğini söyleme yıldönümü .........
Sanırım bunların hepsi zamanla başınıza geleceğini biliyorsunuzdur. Bazılarından kaçabilirsiniz ama bazıları var ki kurtuluş yok. Ve bu günler yaklaşırken ne dert kalır ne başka birşey, tek şey vardır "Ne yapacağım?". Note: Tabi Unutmadıysanız (:
En zor işlerden biridir sevgiliye hediye alabilmek. Aslında zor olmasının nedeni onu yeterince tanıyamamış olmamızdır. Düşünsenize kendinize hediye almayı? Bin çeşit şey var değil mi? Ama sevgiliye olunca düşün de düşün. Eğer ne alacağınıza bilmiyorsanız karşınızdakini yeterince tanıyamamışsınız demektir. Eğer seçim yapamıyorsanız bu da ne kadar çok sevdiğinizi gösterir.
Gelin size hediye seçme konusunda benim süreki kullandığım bir taktiği anlatim. O özel gün yaklaştığında sevgilini gezintiye çıkartın. Mağazaları gezin, gitmeyi sevdiği yerlere götürün, yani hediye olabilecek şeylerin bulunduğu her yere götürmeye çalışın. Maksat gezinti olsun ama bunu o özel günden baya bir önce yapınki şüphelenmesin. İşin oyunculuk kısmı size kalıyor.
Bu gezintide yapmanız gereken ise sadece onu takip etmek. Neleri beyendiğine bakın yüz ifadelerine bakın. Eğer bir şeyi çok beyenip fiyatı görünce yüzündeki gülüş kayboluyorsa işte size bir hediye. Eğer bir şeyi görüp yüzünde gülümseme oluşuyorsa işte size bir hediye.
O gün gelip bir zamanlar çok beyendiği ama alamadığı bir şeyi görünce hem şaşıracak hem çok sevinecek ve hem sizin onu ne kadar iyi tanıdığınızı farkedecektir. Emin olun o an o yüzdeki gülümseme de sizin en büyük hediyeniz olacaktır.
Ama eğer birçok hediye fikrinden birini seçemeyecek durumdaysanız siz zaten ona en değerli hediyeyi vermişsiniz zaten. Çok değil ama tüm sahip olduğunuz şeyi...
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Kimseler Görmedi Yağmurdan Başka
Sanırım yaşı ilerlemiş olanlar bilir Neşe Karaböcek'in meşhur Yağmur şarkısını...
Bir öptüm bir öptüm bir daha öptüm
Kimseler Görmedi Öpüştüğümüzü
Yağmurdan Başka
İki Gözüm çıksın...
Evet ne zaman yağmur yağsa aklıma o şarkı gelir ve mırıldanmaya başlarım. Hayallere dalar giderim. Çok uzaklara değil İstanbul boğazını düşünürüm. Hafif bir yağmur ve yanımda aşık olduğum kişi. Karşımda boğaz manzarası. Yağmurdan ıslanmamak için sığındığımız tek bir yağmurluk. Ve kollarımda sımsıkı sardığım sevgilim.
Tek istediğimdi böyle bir ortamda dudaklarımı onun dudaklarına gidip soğuk havada titreyen bedenlerimizi sıcacık yapacak masum bir öpücüğü kondurmayı. Yağmurdan başka kimseler görmeden onunla baş başa yağmur altında kalabilmeyi.
Ben de o zaman hafif kulağına eğilir Neşe Karaböcek'in Yağmur şarkısını mırıldanırdım. Kollarımla sımsıkı sardığım sevgilimle hafif yağmur altında dans ederdim.
Ne zaman yağmur yağsa utanıyordu.
Bir öptüm bir öptüm bir daha öptüm.
Kimseler görmedi öpüştüğümüzü
Yağmurdan başka
İki gözüm çıksın...
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Kahve ve Aşk
Bir fincan kahvenin kılk yıl hatırı var derler. Biri ile çıkmak istesek onu birşeyler içmeye davet ederiz. Bu genel de bir fincan kahvedir ortamın sıcaklığını yansıtmak için. Bazıları soğukluğu sever kola, meyvalı soda vs. ister, bazısı züğürtlük gereği soğuk su ile yetinir, bazısı için ucuzuna kaçar çay ister, bazısı romantizm ve gösteriş ile şarap yada şampanyaya ama hiç biri bir kahvenin sıcaklığını ve saflığını alamaz.
Eminim hepinize olmuş. Sevgiliniz ile sürekli buluşup bir kafeye gitmek ve konuşacak birşey bulamamak yada hep aynı şeyleri konuşup durmak. İlişkinizin sıkıcı olduğunu düşünmeye başlarsınız. Cicim 3 aydan sonra tat vermez olur genel de, hep aynı şeyler hep aynı yerler.
Bu zamanlarda karşınızdakinden yeni şeyler beklersiniz sevgisinin ölmediğini göstermek açısından. Gösteremiyorsa daha bir inandırırsınız kendinize bu aşkın ölüme gittiğine. Bir kere başladımı sonu gelmez zaten, gelir de ayrılıktır o son. O yüzden çok kahin görürüz bir ilişkiniz başladı mı 3 ay biçerler kahin edalarıyla. Oysa bu insan doğasıdır. Cicim aylardır ilk 3 ay. Sonrası monotonlaşan bir aşk.
Buluşursunuz bir kave söylersiniz. İçerken fincan ile oynarsınız, kaşığı ile oynar yada şeker kağıtlarını şekillere sokarsınız sıkıntıdan. Yeni birşeyler istersiniz ama yoktur. Oysa gerçekten var olan sevgiyi göstermek çok basittir. Fincan ile oynamak yerine kahve köpüğü ile bir kalp yapıp sevdiğinize gösterebilirsiniz. Belki odundur anlamaz ama en azından ufacık bir gülümseme vurur yüzüne içten çekilen oflar yerine.
Çok monoton oluyor derseniz isteyin bir türk kahvesi ve fala bakıcam deyin. Kapatın fincanı ve lavaboya gönderin bir süre sonra. O gidince alın fincanı parmağınız ile bir kalp yapın içine ve yine kapatın. Gelince de açın fincanı gösterin aşkınızı. Ama unutmayın dürüst olmayı her zaman.
Oflayıp şeker kağıtları ile oynayacağınıza kağıda bir kalp şekli vermeye çalışın ve hediye edin günün anısına. Ne fark varki yukarda içten çekilen oflar ile oynananlar yerine bunları yapmada. Amaç sadece ufacık bir gülümseme olsun, aşkınıza bir demet sıcaklık katacak.
Siz de bu durumda iseniz deneyin bunları, yada başka yeni şeyleri ama için de bir fincan sıcak kahve olsun, sıcaklığın ve saflığın göstergesi olan sıcak bir kahve. Hem içinizi ısıtır hem de aşkınızı...
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |



